KARANLIKTAN GÜNEŞE AÇILAN PENCERE...

Bi işçi olarak dünyaya geldi ve ömrü boyunca işçi olarak kalmayı seçip kendisi gibi işçi kadınların ve emeğiyle para kazanların mücadelesini vermiş ilk kadın sendikacı olarak Türkiye'nin bir dönemine yaşadıkları, gözlemledikleri ve deneyimledikleriyle ışık tuttu Zehra Kosova. Yunanistan ile Türkiye arasındaki nüfus mübadelesi ile Türkiye'ye gelmiş, bir süre Tokat'ta yaşadıktan sonra 1930 yılında İstanbul'a abisinin yanına gelen Kosova burada da Tokat'ta yaptığı gibi tütün işçiliğine devam etmiş. Avucunun içi gibi bildiği işçi sınıfının mücadele geleneğinin ve dirayetinin adeta sembolü haline geldi. İşçi kadın olarak yaşamını ömrü boyunca devam ettiren Kosova, varoluşunu adeta kendi elleriyle yaratmış.

Türkiye Komünist Partisi'ne katılarak siyasi çalışmalarda bulunmuş, işçi haklarının en önemli savunucularından olmuş bir dava insanıdır. 1946 yılında Şefik Hüsnü'nün kurduğu Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi'nde görev aldı. "Her zaman karanlıktan güneşe açılan pencerede umut dolu bir yaşam..." diyen Kosova "Bir tarihte ilkokulu bitmiştim" dediği anılarını yazdığı "Ben İşçiyim" kitabında okurlarına farklı bir dünyanın insanlarını tanıma fırsatı sağlamıştır. 8 Mart 1995'te (Dünya Emekçi Kadınlar Günü) Devrimci işçi Sendikaları Konfederasyonunca (DİSK) Kadın Emek Ödülü'ne layık görüldü.

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.