Öne Çıkanlar Nur Yerlitaş İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Dünya Felsefe Federasyonları Maltepe Üniversitesi İlk Kadın Vaiz

Türkan Füsun Güleç-İKEBANA

Batının çiçek arajmanlarında uygulanması gereken kurallar ve felsefe olmamasına karşın İkebana - Japon çiçek düzenleme sanatının tekniği ve derin bir felsefesi vardır. İkebana yapan kişi, doğadan aldığı ilhamla bu felsefi yaklaşım ve tekniği uygularken terapiye girmişçesine rahatlar. İkebana bir yaşam şeklidir diyen Türkan Füsun Güleç, İzmir'li ve 1954 doğumludur. Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı, 1976, yüksek lisans mezunudur. Emekli ingilizce öğretmenidir. İnsanın sadece kendisinden değil ama içinde yaşadığı toplumdan da sorumlu olduğuna inandığı için AÇEV Anne Çocuk Eğitim Vakfı gönüllüsü olarak annelere okuma yazma kursları açmış, ÇYDD Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gönüllüsü olarak çocuklara ingilizce ders vermiştir.

 

1977 yılında eşinin Tokyo - Türk Büyükelçiliği'ndeki görevi nedeni ile gittikleri Japonya'da ikebana ile tanışmış, 1980'de Türkiye'ye dönünceye kadar Enshu Ikebana Okulu'nda üstat Yuko Iwamoto ile çalışarak sertifika almıştır. O zamandan beri ikebana dersleri vermekte ve televizyon programlarında, atölyelerde, yazılı ve görsel basında, sosyal medyada veher çeşit ortamda bilgi, tecrübe ve birikimlerini paylaşmaktadır. Dernekler, sivil toplum örgütleri ve sanat evlerinin düzenlediği organizasyonlarla kurslar açmakta, atölye çalışmaları yapmaktadır. Ziraat fakültelerinin peyzaj mimarisi bölümerinde seminerler vermiş, İKSV gibi kurumlara danışmanlık yapmıştır. Kadıköy Belediyesi gönüllü evlerinde de ikebana seminerleri vermiştir. Günümüzün savaşan ve teknolojide boğulmuş dünyasında, "Ikebana International / Dünya İkebana Birliği'nin "Çiçek yoluyla Dostluk" sloganına dikkat çekmektedir. İnsanlar arası ve uluslararası barış ve dostluğu pekiştirme amacını güden bu mesajla çiçeğin ve doğanın insan hayatındaki yeri vurgulanmaktadır. Birliğin 2018 yılında bireysel üyesi olan T.Füsun Güleç, ikebananın özellikle çocuklarımıza tanıtılması ve öğretilmesi gerektiğine inanmaktadır. Çünkü geleceğin barışını onlar inşa edeceklerdir. 40 yıllık sanat ve eğitim hayatının tüm birikimlerini paylaştığı "İKEBANA - Japon Çiçek Düzenleme Sanatı" adlı kitabı bahar aylarında okuyucuyla buluşacaktır.

  

İKEBANA - Evrensel bir sanat olan İkebana - Japon Çiçek Düzenleme Sanatı'nda duygu ve düşünceler, sözcükler yerine, çiçeklere yüklenen sembolik anlamlarla ifade edilir. Bir tomurcuğun geleceği ve umutları simgelemesi gibi. Kelime anlamı ile ikebana, çiçekleri canlı tutmak, onlara hayat vermek demektir. Doğadan gelen çiçekleri belli bir felsefe ve teknikle, yaratıcılığımızı da katarak tekrar yaşatma biçimidir. Çiçekler bu sanata uygun olarak düzenlenirken zihinsel ve duygusal baskılar azalır, ruhun yükü hafifler. Japonlar için ikebana gevşeme, rahatlama ve stresten uzaklaşma seansı, bir yaşam şekli, bir yaşam felsefesidir. Kökleri 6.y.y. da Hindistan'dan dünyaya yayılan Budizm'e dayanır. Budistlerin ölmüşlerinin ruhlarının rahat etmesi için tapınaklara çiçek bırakmasıyla başlar. 14.yy.y da Zen Budizm tarafından etkilenir. 15.y.y. da da Japonlar tarafından sanat formu haline getirilir. İkebananın esas amacı insanın doğadan kopmaması ve kişiliğini geliştirmek için gerekli olan ruh ve beden dengesini, tabiatın düzeninden esinlenerek sağlamasıdır. Bu yaşam felsefesi, gözlemlenen doğadan gelen malzemelerle yapılan çiçek tanzimleri ile ifade edilir. Tabiatla yakınlaşmayı geliştiren bu felsefi yaklaşımda oda noktası insandır. Çiçek ve dalları eğip bükmeyi öğrenen insan, kendine de şekil vererek kişisel gelişim sağlayarak huzurlu bir hayat yaşamayı amaç edinir. Günlük hayatın getirdiği karmaşadan uzaklaşmak isteyen Japonlar, iş dönüşü gittikleri ikebana kursunda çiçek tasarımı yaparak günün stres ve yorgunluğunu atar, terapiye girmişçesine rahatlar. Japonya'da bulunduğumuz üç yıl boyunca gittiğimiz evlerde, iş yerlerinde, alışveriş merkezlerinde her zaman çiçek tanzimleri vardı. Taksilerin bile ön camlarını minik vazolardaki çiçekler süslerdi.

  

İkebana ruhsal bir deneyimdir., çiçeklere ruh katmaktır. Amaç beceri kazanmak değil; özü, ruhu, gerçeği aramaktır. İkebana yaparken evrenle, ilahi güçle uyum sağlamaya çalışır, doğayı ve kendimizi daha çok sevmeyi deneyimleriz. İlk zamanlarında sadece tapınak rahipleri tarafından icra edilen sanat, sembolik olarak mesaj vermek için de kullanılır. Gelen misafirin sevdiği çiçeklerle yapılan bir çiçek tanzimi, ona ne kadar değer verildiğini ifade eder. Akşam evine dönen eşe de ikebanayla mesaj verilebilir. İkebana öğrenirken sadece tasarımın kurallarını öğrenip felsefi yönünü benimsemeyen kişi, bu muhteşem sanatın özünü, ruhunu yaşamıyor demektir. İkebana anı yaşamaktır. İnsanı sakinleştiren ruhsal bir deneyimdir. İkebana yaparken evrenle, ilahi güçle uyum sağlamaya çalışır, doğayı ve kendimizi daha iyi tanımaya deneyimleriz. Doğayla aramızda bir köprü oluşturan ikebana, yaşamın olumsuzlukları ile nasıl baş edeceğimize dair ip uçları verir.

İkebanaya sadece sanatçı gözü ile değil, kalp gözümüz ile de baktığımız zaman esası anlarız. İkebanayı dünya üzerindeki diğer çiçek tasarımlarından ayıran iki temel özellik tekniği ve felsefesidir. Sade, zarif ve minimalist bir yapıya sahiptir, asimetrik olarak yapılır. Boşluk duygusu yaratılması önemlidir. Kap, çiçekler ve ortam arasındaki uyuma dikkat edilir. Geleneksel olarak doğal çiçeklerle tanzim edilir, ancak modern ikebanada yapay çiçekler de kullanılmaya başlamıştır.

Tanzimler yatay ve dikey stilde yapılır. Yüzyıllar boyunca, temeli aynı olan pek çok ekol gelişmiştir. Bu yazının sahibinin uzmanlık alanı Enshu ekolüdür. Tüm ekollerde genel olarak; üç ana çiçek, yatay veya dikey kapların içine koyduğumuz kenzan (iğne uçlu aparat) veya oasis ( çiçek süngeri) üzerine kurallara uygun olarak yerleştirilir.

Uzun dal : Shin - herşeyi yaratan YARADAN veya CENNET

Orta dal :  Gyo - Dünya

Kısa dal : Tome - İnsan

Yardımcı dallar : Ashirai - İnsanın yaşadıklarını simgeler.

"İkebananın özü, YARADAN'ın yarattığı DÜNYA'da yaşayan İNSANI'ın yaşamının yansımasıdır." 

Yardımcı dallar insanın başına gelen olumlu ve olumsuz hallerdir.

Tam açmış çiçekler geçmişi, yeni açanlar şimdiyi, anı;

tomurcuklar geleceği, umutları simgeler.

Çiçek ve dalların tazeliğinin korunması için saplarını suyun içinde kesmek gerekir. Böylece sapın kesilen ucu havayla temas etmeyeceği için suyu içine kolay çeker. Çiçeklerin saplarının uçlarının kesildikten sonra tuza batırılması veya tuzla ovulması, ömürlerini uzatır. Japonlar çiçek tanzim ederken tomurcuklu dal seçmeyi tercih ederler. Açmış çiçekler daha çabuk soldukları için tomurcuk halinde goncaya, goncaların da çiçek haline gelişini izlerler. Bu yeniden doğuşun simgesidir.

Japon Çiçek Düzenleme Sanatında temel prensip,çiçeği dalındaki şeklini koruyacak şekilde kullanmak, dalının güzelliğini ortaya çıkarmaktır. Bitkilerin doğal formlarının kullanılması önemlidir. Ancak dalları büküp eğerek hoş bir görünüm de verilebilir. Kullanacağımız çiçek sayısı tek sayı olmalıdır, çünkü doğayı yaratan Yaradan tektir. Aynı kökten çıkan birkaç dal tek sayılır. Batılı anlayışın aksine, ikebana yaparken az sayıda çiçek kullanılır. Mümkün olduğu kadar sade, mütevazi ve gösterişten uzak düzenlemeler yapılır.

İkebanada güzel ve çirkin rekabeti yoktur. Her tanzim kendine has bir öneme sahiptir. Zira onu yapan kişinin ruhsal birikimlerinin dışa vurumudur ve iyi kötü diye yargılanamaz. Ancak doğru yanlış teknik ayrımı yapılabilir. İkebana yapmak insanın günlük yaşamına olumlu bir katkıda bulunur. Çünkü çiçek sevgi anlamı ile yoğrulmuştur. İnsanlar birbirlerine onları ne kadar sevdiklerini ifade etmek için çiçek verirler. Çiçek alan insan sevildiğini hisseder, mutlu olur. Evlerinde çiçek yetiştiren insanların çiçekleri ile konuştuğunu, onlara nasıl iyi baktığını hepimiz iyi biliriz. Böyle bakılan bitkilerin çiçek açma oranı daha yüksektir. Zira sahipleri onları sadece gübre ile değil, sevgi ile de büyütmektedir.

Çiçekçilerden alınacak kesme çiçekler pahalı olduğu zaman, bir kere alacağımız birkaç saksı çiçeği ve yapraklı bir bitki ile defalarca ikebana yapabiliriz. Saksıdan dikkatlice kestiğimiz çiçekli dal ve yapraklı bitkiden keseceğimiz bir kaç yaprakla tanzimimizi oluşturabiliriz. Kullandığımız çiçekli dallar ve yaprakların yerine yenisi geleceğinden, artık devamlı ikebana yapabilecek hale gelmiş oluruz. Evimizde, ofisimizde yaratacağımız bu güzellik bizi tartışmasız olarak mutlu kılacaktır. İkebana insanı tefekküre de götüreceğinden günlük yaşamın stresinden mükemmel bir kaçış yolu olacaktır. İkebana ve doğa ilişkisindeki prensiplerin, günümüzün aşırı maddiyatçı yaşam tarzı ile çelişkilerine baktığımızda, ikebananın iç dünyamıza yaptığı katkılarda, maddi ve manevi hayatımızı nasıl dengeleyeceğimize dair ipuçları bulabiliriz. Bunun da büyük kazanç olduğunu düşünenlerdenim. 

İkebana yaptığımız sürede hep yeni bir şeyler keşfedip öğrenme halinde, içsel bir sakinlik elde etme ve daha zengin bir ruhsal anlayışa erişme halinde oluruz. Çiçeklerimizi düzenlerken sakin bir zihin ve duygu faaliyeti içinde oluruz. Bu da sağlığımız üzerinde olumlu etkiler yaratır. Dünyadaki en yaşlı insanların yaşadığı ülkelerden birinin Japonya olduğunu düşündüğümüzde, ikebanayı yaşam tarzı haline getirmiş olmanın artılarını gözardı etmemek gerekir. Kişisel gelişim kitapları okuyarak yeni ufuklar keşfedebiliriz ama kendi benliğimize karşı farkındalık geliştirmeyebiliriz. Günümüz insanının hem iş hem günlük yaşamında, teknolojik gelişmelere kendisini yoğun bir şekilde kaptırdığı, kendine vakit ayırmayı ihmal ettiği aşikardır. Ruhunu beslemeyi hep daha sonraya bırakmaya başlayan insan zihnen ve ruhen yorgun hissetmekte, yaşamdaki farkındalıklardan uzaklaşmaktadır. Doğadan uzaklaşan insan kendine de yabancılaşmaktadır. Teknolojinin en yoğun geliştiği ve kullanıldığı Japonya'daki insanların dünya insanından daha sakin, daha duyarlı ve daha uyum içinde olduklarını göz önüne getirdiğimizde, onların yine, ikebanayı yaşam tarzı haline getirdiklerini görmezden gelemeyiz.

Çevresel şartları düzenlemek kişinin elinde değildir. Bizi doğadan uzaklaştıran gökdelenlerin arasında yaşamak zorunda olduğumuz gerçeğini değiştiremeyiz. Her an, her yerde park ve bahçe ile artık karşılaşamıyoruz. Oysa yaşadığımız alanlarda yapacağımız çiçek düzenlemeleriyle doğayı hep en yakınımızda görüp hissedebiliriz. Bu farkındalığı kendimize borçlu olduğumuzu bilerek ve hissederek yaşamak, doğanın ve çiçeklerin yaşamımıza katacağı artıları bilmekten geçiyor. İşte ikebana burada devreye giriyor.

ÇİÇEKLE TERAPİ ve KİŞİSEL GELİŞİM

İnsanın bu dünyada huzurlu, sağlıklı yaşaması ve bunun için de bilinçli ve sorunlarla mücadele etmesini bilen yapısından bahsediyorsak bunu sağlamanın pek çok yolundan biri ikebana yapmak yani çiçekle terapidir. Geçmişin keşkelerinden ve geleceğin endişelerinden kurtulup şimdiyi yaşamaya odaklanarak mutluluk ve huzuru yakalayabiliriz.

İkebana - Japon Çiçek Düzeneme Sanatını uygulamak için;

*Aklımızla tekniğini, ruhumuzla felsefesini idrak ederiz.

*Doğanın ritim ve düzenini gözlemleyip kavrarız.

*Yaratıcılığımızı ve kişiliğimizi de katarak, doğadan gelen her türlü malzemeyle çiçeklerimizi tanzim ederiz.

İkebana, doğanın ve insanlığın bir arada yaşayan bir şeklidir. Tabiatla yakınlaşmayı geliştiren felsefesinde odak noktası insandır. Çiçek ve dalları eğip bükmeyi öğrenen insan, kendine de şekil vererek kişisel gelişim sağlayabilir. Tabiatın düzen ve dengesinin farkında olarak ikebana yaparken kendi kendimizle, duygu ve düşüncelerimizle baş başa kalıp herşeyden uzaklaşır, bir yolculuğa çıkarız. Çıktığımız bu ruhsal yolculukta iç sesimize kulak veririz. Ruhumuzda biriken, adını bile koyamadığımız  mutluluk, sevinç veya çoğunlukla hüzün, korku, öfke, kıskançlık, hayal kırıklığı gibi duygularımızın bıraktığı izlerle karşılaşırız. İkebana yaparken bu izleri sözcükler yerine çiçeklerle ifade eder, onlara yüklediğimiz anlamlara göre düzenleriz. Tekniğine ve felsefesine uyarak, yaratıcılığımızı da kullanarak eserimizi meydana getiririz.

Rüzgar hızlı esince kırılan bir dal, ruhumuzdaki bir hayal kırıklığının bıraktığı ize benzer. İkebana yaparken çiçeklerden kırdığımız bir dal ile doğadaki kırık dal eşleşir ve hayal kırıklığımızın ortaya çıkmasına vesile olur. Böylelikle terapiye girmiş gibi olur, rahatlarız.

Kullandığımız çiçeklere yüklediğimiz anlamlar ruhumuzun aydınlanma ve arınması için birer adımdır. Böylece egomuzdan kurtulup özgürleşmeye başlarız. Özgürleşen ruhumuz ile de huzuru yakalama şansımız artar.

Türkan Füsün Güleç

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.